DENİZKY-DİKİLİ
  KiM VERECEK GOZ YASLARININ HESABINI?
 



TEPKİLER SÜRÜYOR
 
Köpek Katliamları
Türkiye’yi Sarstı...

Bayram tatili sırasında BİMEYKO çevresinde, Kasım ayı sonunda Çandarlı’da yaşanan köpek katliamlarına tepkiler halka halka büyüyor.

Hayvanseverlerin tepkisi ülke çapında, sınırları aşan, Amerikalara uzanan boyutta ses getirdi. Bakanlıklara, İzmir Valiliği’ne ve Dikili Kaymakamlığı’na binlerce şikayet maili ya da faksı yağdı.
Çevre Bakanlığı ''Sorumlular ortaya çıkacak'' derken, Çandarlı Belediye Başkanı Ahmet Dağdelen’in ''Zehirlenen hayvanlarla ilgimiz yok'' açıklaması ve hayvanlara yönelik proje sözü gerginliği dizginledi.
 
Çok sayıda hayvanseverin ''katliam'' olarak nitelendirdiği itlaf olayının organize bir suç olduğunu belirten HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) , kıyı kentlerde özellikle kış aylarında işlenen toplu katliamlardan, yerel yöneticilerin sorumlu olabileceğini belirtti.
5199 sayılı hayvan hakları kanununun, artık çağdışı kaldığını vurgulayan HAYTAP Genel Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat, ''Türkiye'ye, geleneklerimize ve hayatımıza yakışmayan bu tür çağdışı katliamlar, ülkemiz için de tamiri olanaksız hasarlar yaratmaktadır'' dedi..
Hayvan Hakları Eylem ve Söylem Grubu Başkanı Şule Baylan, ''Çandarlı gözaltında'' açıklaması yaparken, İzmir Valiliği İl Hayvan Koruma Kurulu Üyesi Funda Ersoy ile Aliağa Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği Başkanı Hülya Alpgiray, olayla ilgili yaptıkları değerlendirmede ''Bu bir kent kültürü meselesidir. Çağdaş kent olma formatı, yaşayan bütün canlılarla barışık olmayı gerektirir'' dediler..


Funda Barın Ersoy, ''Demokratik bir ülkede veya öyle olduğunu iddia eden ülkelerde ; yaşayan insanların,görgü,kültür ve aileden gelen yetişme tarzlarına göre tercihini yaptığı; canlıyı sevme,gözetme ve yaşamına saygı duymasına, vurulan darbe ağır bir darbedir.İnsanları vurgun yemiş, acı çekiyorsa, o ülke çağın çooook gerisinden dünyaya bakıyor demektir. Henüz taş devri barbarlığını atlayamamış bir ülkedir'' yorumu ile, Çandarlı'da gerçekleşen hayvan katliamına vurgu yaptı.

Çok sayıda gazetecinin ve hayvanseverin takibine giren hayvan katliamı ile ilgili tüm yasal haklarını kullanacaklarını belirten Ersoy, ''Bu katliama sessiz kalamayacağız. Sorumluları mutlaka ortaya çıkacak ve doğayı,hayvanı katletmenin hesabini verecekler'' dedi...

YAZIK!..

Hayvan Hakları Eylem ve Söylem Grubu sözcülerinden Gazeteci Sedat Peker ise yaptığı değerlendirmede, '' Sayın Belediye Başkanı'nın yaklaşımını olumlu karşılıyoruz. Çağdaş bir kentin, çağdaş bir turizm beldesinin başkanı da bu anlamda olmalı. Ama ortada yanlış giden birşey var. Mesele bunu çözmekte. Biz Çandarlı'yı bir cennet olarak anıyoruz. Cehennem yaratılmasın'' şeklinde konuştu.


Çandarlı'nın Ege'de çok önemli bir turizm merkezi olduğuna dikkat çeken Peker, ''Belediye hizmeti sadece asfaltı yapıp çöp atmak değildir. Belediye, yaşayanlarıyla bir ailedir ve buna tüm canlılar dahildir'' diyerek, ''Oradaki köpekleri ve kedileri kim zehirlemiş ise, yaşadığı kenti de zehirliyor. Bu çağdışı duruma el koyulması gerekir. Bu çağdaş bir kent olmanın kaçınılmaz gerçeğidir'' yorumunu yaptı...
Çandarlı'da aktif bir hayvan ve doğasever dernek kurmayı amaçladıklarını belirten yöre halkı ise, ''Bu fırtına öncesi sessizliktir. Şimdi bekleme zamanı” şeklinde konuştular.

ÖRGÜTLENİYORLAR

Künyeli, çipli köpeklerini yitirmenin ardından, cehennem azabı çektiklerine dikkat çeken turizm işletmecisi Veysel Er ise Çandarlı'da yaşanan katliamla acılarının katmerlendiğini dile getirerek, ''Hayatımız alt-üst oldu, eşim, kızım ve ben inanılmaz acılar içindeyiz, yüreklerimizi söküp aldılar. Bu inanlığa sığmaz bir durum. Yaşadığımız coğrafya üzerimize çöktü. Bunun hesabını birileri vermeli''dedi...

Ataşelik, bürokratlık ve Bursa'da sürdürdüğü iş hayatından sonra emeklilik dönemini değerlendirmek için turizm yatırımı yapma kararı aldıklarını, son anda Antalya yerine Çandarlı-Denizköy arasındaki BİMEYKO yerleşimini seçtiklerini belirten Veysel Er şöyle konuştu:
"
Burayı bakir, muhteşem güzel ve cana yakın bulduğumuz için seçtik. Zor bir karardı. Hazır bir potansiyel yerine zor olanı seçtik. İnşaatta nitelikli ekip bulmakta çok zorlandık. Asos'tan, Foça'dan, Karaburun'dan eski taş evlerden çıkma çok özel taşlar getirttik. Şirin ve iddialı bir Butik Otel yapmayı zor da olsa başardık. Varımızı yoğumuzu ortaya döktük, borçlandık. Bir tirilyonun üzerinde para harcadık. 
Denizköy muhteşem. BİMEYKO muhteşem. Çandarlı, Dikili muhteşem. Burada turistik tesis anlayışına farklı bir açılım getirdik. Öncü olduk. Tüm zorluklara ailece katlandık. Neden? Çünkü burayı sevdik. Bahçemizle, çiçeğimizle, böceğimizle, doğayla kucak kucağa, muhteşem gün batımına karşı gönlümüzce bir yaşam kurduk.

Köpeklerimiz bizim ailenin birer ferdidir. Eğitimli ve uysaldırlar. Çocuğumuzdan ayrı değildirler. Çocuklarımız için de birer kardeştirler. Bizim ve misafirlerimizin her zaman neşe kaynağı oldular.
Hangi vicdansız, hangi akla hizmetle onlara kıyar anlayamıyoruz. Dünya başımıza yıkıldı sanki. Bayram günü sabaha kadar tüfek sesleriyle irkildik. Sabah, daha yaşını tamamlamamış iki yavru köpeği aramaya komşularla birlikte çıktığımızda, tasmaları da olan üç başka köpek cesedi bulduk. Bizimkileri bulamadık. Yok ettiler. Biz bütün hayvanları severiz. Acımız dinmeden Çandarlı katliamı patladı. Kahrolduk. Çektiğimiz acının, döktüğümüz göz yaşının hesabı yok. Yanıyor, yanıyor, yanıyoruz. Bunların hesabını kim ya da kimler verecek. Suçluların bir an önce ortaya çıkarılıp toplum vicdanında cezalarını çekmesini istiyoruz"


"SÜRÜ SAHİPLERİ BİLİNÇSİZ"

Tüfekli katliamın yapıldığı BİMEYKO ve çevresindeki olayın Çandarlı'dan farklı bir anlayışla gerçekleştirildiğini dile getiren ve bu yöreyi çok iyi tanıdığını söyleyen bir başka emekli ise, "İsmimi vermeyeceğim. Çünkü bana değil köpeğime zarar verirler. Bu bölgede vahşi usulde hayvancılık yapılıyor. Bu ne demek. Bilinçsiz ve ilkel yöntem demek. Sürü sahipleri çoban tutmuyor. İklim elverişli olduğu için kapalı ağıl da yapmıyor. Koyunlar, kuzular, keçiler, inekler özgürce diledikleri gibi yayılıyorlar. Evlerimizin dibine, bahçelerimize giriyor, ne bulursa yiyorlar. Hayvan sahibi için bedava, masrafsız kaynak. Ürediklerinde, doğumda yavruya bir süre bakıp işaret koyduktan sonra sürünün içine salıyorlar. Satım, kesim zamanı, işarete göre paylaşıyorlar. Bu dağlarda kurt yok. Köpeği kurt gibi kabul ediyorlar. O nedenle daha yavru iken -Aman kuzunun tadını almasın. Bir alırsa baş edemeyiz, köpek, kurt gibi olur - diyerek zaman zaman bölgedeki sahipli, sahipsiz köpekleri görevlendirdikleri kişiler aracılığı ile tüfekle ya da zehirle katlediyorlar. Hayvan sahipleri eğitilip onlara karşı önlem alınmadıkça bu katliamların önü kesilmez. Köylü kendi hayvanının başına eğiteceği bir köpek koysa, sorunu zaten çözecek. Ama geleneksel köpek düşmanlığı var. Yetkililer bunu göz ardı etmesin.
Üç beş sürü sahibinin umursamaz tutumu ve çıkarları uğruna zaman zaman köpekleri bu şekilde canice yok etmeleri, turizmi baltalıyor. Köylü bunun farkında bile değil. Olayı bilenler daha çağdaş, oturmuş turizm beldelerini, köylerini tercih ediyorlar. Kaybeden kendileri farkında değiller
" şeklinde konuştu.


 
 
  Şimdiye kadar 339750 ziyaretçi (1000229 klik) kişi burdaydı! Copyright  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=