DENİZKY-DİKİLİ
  DENİZKÖY TARİHİ
 


DENİZKÖY'ÜN TARİHÇESİ


Derleyen: Mine ÜLKÜ

     

           Denizköy;  Karadağlar'ın güney tepelerinde bulunan Hasanağa Köyü'ne yerleşik kökenleri Oğuzlar'ın Kayı boyuna mensup Hardal Yörükleri tarafından keşfedilmiştir.

           Hasanağa Köyü'nün tepelerinden bakıldığında pırıl pırıl, masmavi görünen deniz,  onları aşağılara çekmiş, o zamanlar balıkların bol olması ile lodosta karaya vuran balıklar akıllarını çelmiş, hayvancılıktan başka geçim kaynakları da olabileceğini anlamışlardır. Mübadele sonrası toprak reformundan yararlanarak kendilerine verilen denize yakın topraklarda Rumlardan kalma zeytin ağaçlarının mahsullerini toplamaya başlamışlardır. Balıkçılık yapmak için günü birlik gelen genç kuşak, son 30 yıldan bu yana sahilde daha fazla kalmaya başlamıştır. Önceleri balık avladıktan sonra Hasanağa Köyü'ne dönen gençler, giderek burada yerleşime uygun alanlar aramaya başlamışlardır.  Gerenlik yakınlarında yüzeye yakın su bulmaları sonrasında kuyular açarak, tarım yapmaya elverişli alanlar geliştirmişlerdir. Çayır ve otlak alanların bulunduğu düz arazide büyükbaş hayvan yetiştiriciliğine de başlayan köylüler,  taş evler yaparak, Türkiye'de gelişen kıyılaşma hareketi paralelinde 1978 yılında kumsalın hemen yakınına yeni köylerini kurmuşlar ve buraya DENİZKÖY adını vermişlerdir.

          Son 30 yıllık gelişimde, Hasanağalı gençler, avlanmaya olan yeteneklerini denizde de göstererek kendiliğinden dalmayı ve balıkçılığı öğrenip geliştirmişlerdir. Şemsiye telinden ve lastiklerden ilkel zıpkın yaparak balık avcılığına başlayan gençler, kendilerini geliştirince donatılarını artırmışlar, tekne ve ekipman sağlayarak küçük ölçekli balıkçılık yapmaya başlamışlardır. 
        Zeytincilikten kazandıkları gelir ile atılım yapan Denizköylüler 1980'li yıllardan sonra

sonra köyü keşfeden yeni konukların talebi ile arsa satmaya başlamışlardır. Bu gün köy nüfusunun önemli bölümü, buraya yerleşen yazlıkçılardan oluşmaktadır. İki binli yıllardan itibaren çok sayıda yerli turist akınına uğrayan köy, artık sahil kasabası kimliğine bürünmüştür.

        Denizköyün yerli halkı; Yörük kültürünü halen tüm canlılığıyla yaşatan topluluklardan biridir. Kaybolan bir çok değerimiz arasında sosyal yaşamda karşımıza çıkan bir çok geleneği halen ayakta tutmaktadırlar. Kültür; bir bakıma kimliktir. Bireylerin ve bireylerden oluşan toplumların gelenekleri görenekleri onların ifade aracıdır. Onlar özel günlerde, düğün ve bayramlarda, yaslarda ve hayır günlerinde yüzlerce yıllık kültürlerini hala aynı orijinallikte sergilemektedirler.

 

TEŞEKKÜR;


Denizköy ve Hasanağa ile ilgili, bilinen yazılı kayıt bulunmamaktadır. Bilgiler,
20 yıl önce bizim de köyü tanımamızı takiben geçen süreçte, köylüler ve köyün büyükleri ile yaptığımız sohbetler sonrası derlenmiştir. Başta 107 yaşındaki Habibe Nine (Habibe Üldes) olmak üzere, bugün hayatta olmayan Denizköyün büyüklerine bu bilgileri derleme fırsatı verdikleri için teşekkür ederim.

 

 

HARDAL YÖRÜKLERİ:

 

            Hardal Yörükleri, Türklerin Anadolu’ya gelmesinden itibaren Adana’nın kuzeyinde Toroslar’ın eteklerine yerleştiği biliniyor. Daha sonra batıya doğru göç eden bu aşiret Karadağ ve civarına yerleşmiştir. Köken olarak Karakeçili Aşireti’ne mensup oldukları bilinmektedir. Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun "Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar" adlı eserinde Hardal Yörükleri isim olarak yer almazken, Karadağ ve çevresinde yaşayan bu aşiretle ilgili bilgiye Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunmuş belgelere göre cevap bulunur. Bu belgede Yörükan olarak adlandırılmışlardır.

       Osmanlı 19 ncu yüzyılın sonunda hızla çöküşe yaklaşırken, devlet ileri gelenleri, ülke içerisinde bulunan ve şehirlerdeki yerleşik halk (manav) tarafından "YÖRÜK" denilen konar-göçer toplulukların yerleşik hayata geçirilmesine önem vermişlerdi. Bu yıllarda Balıkesir ili (Karasi) Bursa’ya (Hüdavendigar) bağlı bir mutasarrıflıktı. Bursa Valisi olan Ahmet Vefik Paşa göçerleri iskana zorlamış, hatta adı bu nedenle "Çadır Yırtan Paşa" olmuştur. Hardal Aşireti de Dikili-Bademli ile Savaştepe arasında kışlak-yaylak olarak göç ederken 1865 yılının yaz aylarında kesin olarak yerleşik hayata geçmiştir. Böylece; Savaştepe yöresinde Karacalar, Kurudere, Kocabıyıklar, Muhtan, Tütünlük, Karakavak Hardal aşireti köyleri kurulmuştur. Ancak aşiretin bir kısmı Dikili-Bademli civarında kaldığından, onlar da oralarda köyler kurarak yerleşik hayata geçmişlerdir. Adları bilinen Hardal aşireti köyleri; Elbedir, Hasanağa, Merdivenli, Çobanalanı, Bademli (bir kısmı), Hayıtlimanı (Denizköy)... Hardal aşiretleri Savaştepe ilçesinin kuzeyinde iskan sağlamışlardır. Çünkü konar-göçer geleneğin temsilcileri olan Yörükler, tarih boyunca hayvanları için en verimli otlak alanları olan bölgeler aramışlardır. Yüzyılların geleneğini bir bıçak gibi keserek mecburi iskana zorlanan Yörüklerin bütünlüğü bozulmuş ve parçalara ayrılarak köyler kurmuşlardır. Nitekim Hardal aşiretlerinin bir bölümü henüz Dikili’de Bademli Köyü kışlık arazilerinden ayrılmamışken zorunlu iskanla oralarda köyler kurmuşlardır. Savaştepe’nin kuzeyinde yazlık araziye çıkan aşiretin bazı üyeleri de aynı sebepten bu bölgede köyler kurarak yerleşik hayata geçmiştir. Her bir aile ayrı ayrı obalarda bulunurken, zorunlu iskan ile çadırları yakılmış ve böyle aileler suyu olan, yerleşmeye müsait yerlerde yerleşmişlerdir.

 
( Kaynak: Dikili Haber)

 

 
  Şimdiye kadar 339085 ziyaretçi (998408 klik) kişi burdaydı! Copyright  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=