DENİZKÖY-DİKİLİ
  YÖRESEL YEMEKLER
 




   Merhaba...  
Köyümüzün güzel yemeklerinin tanıtım görevini üstlenmek  beni onurlandırdı.
Yemeklerimizi; büyüklerimizin anlatımlarından derleyerek sizlere aktarmak ve damak zevkimizi sizlerle  paylaşmak hem  heyecanlı hemde oldukça keyifli. 
Hazırlarken  ninemden ( babamın babaannesi )başlayarak , büyüklerimize  her bir yemeği nasıl yaptıklarını  sordum . Dört kuşak boyunca bizim ailede yemek pişirilen kaplar dışında pek bir şey değişmediğini  görünce sevindim.   Gelenekselliğin kuşaklar boyunca korunması ve sürdürülmesi bizim kuşağın, bu gün asırlık tadları tanımasını sağlamıştır. Her yıl, ders kitaplarında önemi sıkça vurgulanmaktadır  "Beslenme" konusunun. Buna rağmen  büyük şehirlerde yaşayan arkadaşlarımızın  bizim kadar şanslı olmadığını düşünüyorum. Kantinde bulabildikleri mısır çerezi,şeker, çikuoata , cips gibi yiyeceklerle enerji toplarken sağlıksız besleniyorlar. 
Bizim okulumuzda  tam gün eğitim olduğundan öğle yemeği de verilmektedir. Bu bizim atıştırma isteğimizi azaltıyor. Ayrıca yöre halkı  tavuklu pilav  ,ayran, lokma , pişi gibi hayırlarını okulumuz öğrencilerine  getirir. Sokak aralarından evlere giderken mutlak bir pişi yapanın ikramına maruz kalırız..Sıcacık kabarık bu lokma hamuru ,koyun peynirimizin eşliğinde dayanılmaz bir lezzete dönüşür. Bu yöreden bu kadar çok pehlivan çıktığına şaşırmıyorum "besisi iyidir bizim köyün " der babam. Gerçektende çok Şanslıyız.
Bu  yazıları hazırlarken elbette yardım aldım. 
Derleme  hazırlığında başta babam olmak üzere tüm aileme ,büyüklerime , yazım kuralları için ; annem ve  teyzelerime çok teşekkür ederim.  


YÖRESEL YEMEKLERİMİZ

Şölen Yemekleri ve keşfettiğimiz tatlar olarak , yemekleri iki sınıfta toplamak iyi olur. 

ŞÖLEN YEMEKLERİ :
 

Genel olarak şölen yemekleri diye adlandırdım. Her şey şölen havasında olsun diye. 
Köyümüz deyimiyle Cemiyet yemekleridir .  
Düğün, sünnet, hayır, asker uğurlama gibi toplu davetler için hazırlanan yemeklerdir. 
Duyurusu cami hoporlöründen yapılır  davet sahibi,davet yeri ve zamanı ilan edilir.
Ailenin en büyük hanımı yemeklerin yapımına önderlik eder.
Yakın akraba  yardımıyla dört bir elden yemekler pişirilir, sofralar kurulur, servis yapılır. 
Çoluk çocuk, yaşlı genç , yoldan geçen herkes nasibini alır bu yemeklerden. Kedi , köpek , kuşlar ve balıklarımız dahil kimse aç kalmaz ve zerre kadar yemek israf olmaz.
Baş yemeği keşkek dir. Topalak ikinci yemektir. Bu ikisini size anlatacığım. Diğer yemekler  mevsimine göre hemen hemen her yörede yapılabilen yemeklerden oluşur. 
Etli patates, Etli Nohut, Kurufasulye, Bezelye,  pilav, yoğurtlu çorba,ezogelin, şehriye,  sütlü çorba ,  sarma, dolma, yoğurt , salata, irmik helvası gibi..


KEŞKEK

Akşamdan buğday bol sıcak su ile ıslatılır.Sabahleyin koyunun arka bacağı ile birlikte odun ateşinde kalaylı kazanda pişirilir.Daha sonra etin kemikleri temizlenerek et ile buğday karışımı ağaçtan yapılmış sopalarla dövülür.Buğdayı dövme görevi Denizköy'lü genç erkeklere aittir.Buğday ile et birbirinden ayırılmıyacak vaziyette birbirine karışır.Kısacası et görünmeyecek duruma getirilir.Kepçe ile yerinden kalkmayacak hale gelene kadar pişirilir. Yeneceği zaman üzerine tereyağlı kırmızı toz biber ekilir.












 

TOPALAK


Yöremizin en sevilen yemeğidir.Düğün ve Bayramlar onsuz olmaz.Bir çok yörede görünüş olarak başka bir sulu köfte yemeğine  benzetseniz de yapılış olarak tamamen farklıdır.
Teyzem Hale Ger bir çok yemeği  olduğu gibi babamdan öğrendiği Topalağı da zevkle yapar. Kendine ait blog da paylaştığı üzere resimli olarak anlatmasını istediğimde
beni kırmadı.. İşte onun kaleminden ve fotoları ile TOPALAK









 

Malzemeler:

 
500 gr yağsız ve sinirsiz et
300 gr bulgur
1/2 su bardağı un
1 adet büyük boy kuru soğan
1 yumurtanın akı
Tuz
Karabiber
Kimyon
Kırmızı toz biber (Arzuya göre)
Haşlanmış kemikli et

 
Yapılışı:

 
Öncelikle kemikli eti haşlıyoruz.Pişmesine yakın içine topalakları ilave edip birlikte pişirmeye devam ediyoruz.



Topalağın Hazırlanışı:

Topalak yapacağımız etin sinirlerini temizliyoruz.Bıçakla kıyıyoruz.



Temiz bir taş yardımıyla dövüyoruz



Rendelediğimiz soğanı,



kimyonu,



karabiberi,



toz biberi (pul biberi)



ve tuzu ilave ediyoruz.



Üzerine bulguru yedire,yedire ilave ediyoruz



Dövmeye devam ediyoruz.



Bulgurun tamamını ekledikten sonra,1 yumurtanın akını ilave ediyoruz



Karıştırıp,dövmeye devam ediyoruz






Unu ilave ediyor ve yoğuruyoruz






Topalaktan ufak parçalar alıp elimizde sıkarak,yuvarlıyoruz



Yuvarlanıyorsa olmuş demektir.Dağılıyorsa yuvarlanacak kıvama gelene kadar tekrar dövüyoruz






Yuvarladığımız topalakları,haşladığımız kemikli etlere ilave ediyor ve birlikte pişiriyoruz



Afiyet olsun




OĞLAK KAVURMA 



Köyümüzün yerlilerinin birçoğu koyun ve keçi üreticiliği yapmaktadır. Her yıl bahar aylarında yavrulayan keçi ve kuzu yavruları ortalığı şenliğe çevirir. Üreticiler için; hayvan sayılarının artması yanı sıra yoğurt ve peynir üretimi için de dört gözle beklediği bir zamandır bu.

            Koyunlarımız yöreye özgün olmasına karşın son yıllarda sütü çok makbul olan Saanen keçisi üretimi de yaygınlaşmaya başlamıştır.

            Yerli koyun ve keçi üretiminde köyümüz Yörük gelenekselliğini korumaktadır. Kulaklarında üreticisinin işaretini bulunduran koyun ve keçiler Karadağ’ın tepelerinde bulunan Hasan ağa köyü ve civarına serbest bırakılırlar. Gün boyu doğal olarak yayılan hayvanlar gün batımı ile Pırnar dallarından çevrili korunaklarına kendiliğinden girer. Civarda bulunan doğal su kaynakları sayesinde kendiliklerinden yetişen koyun ve keçiler tamamen doğal ortamda beslenmeleri nedeni ile tam anlamıyla organiktir.

            Doğum zamanları yaklaştığında daha sık olmak üzere koyun ve keçilerini kontrol için Karadağlara çıkarlar. Yavruları Domuz, çakal gibi vahşi hayvanların parçalamasından korumak için anne ile birlikte kapalı bir korunağa alırlar. Birden fazla yavrulama durumunda annenin iki yavruyu da besleyip besleyemeyeceğine bakarak, gerektiğinde yavruyu biberon ile emzirmek suretiyle beslemek üzere evlerine getirip aylarca beslerler.

          Oğlak Kavurma ise her kuzulama döneminde kutlama niteliği taşıyan geleneksel bir yemektir.

         YAPILIŞI

    Lezzet bakımından en iyisi Üç aylık oğlaktan yapılandır. Oğlak kesildikten sonra asılı olduğu yerde yıkandıktan sonra başkaca yıkanmaz. 
   Kemikleri ayrılmadan iri halde parçalanır. Tepsi gibi geniş ağızlı kapaklı bir güvece 1 çay bardağı zeytinyağı ile birlikte konur. Kısık odun ateşinde tahta kaşıkla çevrile, çevrile pişirilir. Önceleri kendi suyunu bırakan etler, pişmeye yakın çıtırdayarak suyunu çeker. Bu dönemle hafifçe zeytinyağı ilave edilerek, kaşıkla karıştırmadan güveci iki el ile sallamak suretiyle etlerin her yanının kavrulması sağlanır. Tuz, kekik ve kimyon ektikten sonra ocaktan alınır. Bu şekliyle yemeye hazırdır.

  Ancak şölen havası için; etler bir tepsiye dizilir. Üzerine kırmızıbiber ile karıştırılmış zeytin yağı sürülür, kekik ekilir, odun fırınına ya da kuzine ye konur. 10-15  dakika kızartılır.

 


    




KEŞFETTİĞİMİZ TATLAR


YANIKYER OTU:
  




Yanır yer otu  adına başka bir yerde rastlamadık. Bitkinin başka adla bilinen bir benzerini bulamadık.
Genellikle eski taş duvar yıkıntıları civarlarında raslanıyor.
Doğada kendiliğinden biten bu ot hazırlandığında harika bir salataya dönüşüyor.
Bitki toplanıp temizleniyor.Yıkandıktan sonra 10-15 dakika haşlanıp, suyu iyice süzdürülür.
Zeytinyağı ve tuz ilave edilir.

Denizköylüler genel olarak bütün ot salatalarını haşlandıktan sonra avuç içinde sıkarak suyunu iyice alırlar ve ekşisiz yerler.
Ancak  limon ilavesi ile de çok lezzetli oluyor.






 
 
  Şimdiye kadar 314907 ziyaretçi (955361 klik) kişi burdaydı! Copyright  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=